Açık büfe, tek tabak! Dünya üzerinde tanımlanmış 350 binden fazla bitki türü var. Bunların en az 30 bini yenebilir durumda. Ancak modern insan, bu devasa hazinenin kapısında aç bekliyor: Küresel beslenmemizin %60’ını sadece üç tahıla emanet etmiş durumdayız. İşte tabağımızdaki “Büyük Daralma” ve bu gidişata direnen “Bilge Mutfaklar”.
HAFTALIK DOSYA – İnsanlık tarihi boyunca doğayla kurduğumuz en temel ilişki “yemek” üzerineydi. Ancak 21. yüzyılda geldiğimiz noktada tuhaf bir paradoks yaşıyoruz. Markete gittiğinizde rafların dolu olduğunu görüyorsunuz, peki ya çeşitlilik? Bilim insanları uyarıyor: İnsanlık, tarihinin en “tekdüze” diyetini uyguluyor ve bu durum hem sağlığımızı hem de geleceğimizi tehdit ediyor.
Kraliyet Botanik Bahçeleri KEW ve FAO verilerinden derlediğimiz bu dosya, unuttuğumuz botanik mirası ve onu yaşatan kültürleri mercek altına alıyor.
350 Bin Türlük Dev Kütüphane
Bilim dünyası her yıl ortalama 2.500 yeni bitki türü keşfediyor. Kew Gardens’ın son raporuna göre, şu an dünya üzerinde bilimsel olarak tanımlanmış yaklaşık 350.386 vasküler (damarlı) bitki türü bulunuyor. Bu, devasa bir biyolojik kütüphane demek. Ancak biz bu kütüphanenin sadece girişindeki broşürleri okuyoruz.
Uzmanlar, henüz keşfedilmemiş yaklaşık 100.000 bitki türü daha olduğunu tahmin ediyor. Belki de kansere çare olacak bir ot ya da kuraklığa dayanıklı yeni bir tahıl, şu an Amazonlar’da veya Asya’nın bir dağ köyünde keşfedilmeyi bekliyor.
Tabağımızdaki Tehlikeli Monotonluk: “Büyük Üçlü”
İşte en çarpıcı veri: Dünya üzerinde yenilebilir olduğu bilinen (tarihsel kayıtlara ve etnobotanik çalışmalara göre) yaklaşık 30.000 bitki türü var.
Peki, biz ne yiyoruz?
Modern küresel gıda sistemi, enerjisini şaşırtıcı derecede dar bir tabana dayamış durumda. Aldığımız bitkisel kalorilerin %60’ı sadece üç bitkiden geliyor: Pirinç, Mısır ve Buğday.

Bu durum neden tehlikeli?
- Hastalık Riski: Tıpkı İrlanda Patates Kıtlığı’nda olduğu gibi, tek bir türe bağımlılık, o bitkiyi vuran bir hastalık durumunda küresel açlık krizi yaratabilir.
- Besin Fakirliği: Yabani bitkiler, kültüre alınmış (tarımı yapılan) akrabalarına göre çok daha yüksek vitamin ve mineral içeriyor. Biz “raf ömrü uzun” olsun diye besin değerinden vazgeçiyoruz.
🥗 DÜNYA MUTFAKLARINDA DURUM NE?
Hangi kültür, doğanın sunduğu çeşitliliği ne kadar kullanıyor?
| Bölge / Ülke | Kullanılan Yenebilir Bitki Sayısı | Özellik |
| Güneydoğu Asya (Çinhindi) | 3.663 Tür | Ormanı “süpermarket” olarak kullanan bölge. |
| Meksika | 2.168 Tür | Mısır tarlasındaki yabani otları (Quelites) bile yiyorlar. |
| Kuzey Tayland | 1.182 Tür | Sadece bir bölgedeki etnik grupların kullandığı çeşitlilik. |
| İtalya (Akdeniz) | 539 Tür | Yabani ot toplama kültürü (Horta/Cucina Povera) hala canlı. |
| Küresel Ortalama | ~20-30 Tür | Modern şehir insanının standart diyeti. |
Dirençli Mutfaklar: Kimler Doğruyu Yapıyor?
Araştırmalar, bazı bölgelerin “standartlaşmaya” direndiğini ve biyoçeşitliliği tabaklarında yaşattığını gösteriyor. İşte dünyanın en “bilge” mutfakları:

Meksika: Tarladaki “Ot” Değil, Yemek
Meksika mutfağı sadece Taco ve Burrito’dan ibaret değil. UNESCO korumasındaki bu mutfak kültürü, bizim “yabani ot” deyip söktüğümüz bitkileri (Semizotu, Sirken otu vb.) baş tacı ediyor. “Quelites” adı verilen bu yabani otlar, mısır tarlalarının içinde korunuyor ve vitamin deposu olarak tüketiliyor. Meksikalılar, mısırın üzerinde büyüyen bir mantarı bile (Huitlacoche) “Meksika Trüfü” olarak yiyerek, hiçbir şeyi israf etmiyor.
Tayland ve Vietnam: Taze Ot Cenneti
Güneydoğu Asya’da “sebze” kavramı çok geniş. Tayland’da yapılan bir araştırma, yerel halkın 1.182 farklı bitkiyi gıda olarak kullandığını ortaya koydu. Bu mutfaklarda yemeklerin yanında gelen o devasa yeşillik tabakları süs değil; sindirimi kolaylaştıran ve bağışıklığı güçlendiren birer “ilaç” niyetine tüketiliyor.
Akdeniz’in “Fakir” Ama Sağlıklı Sofrası
İtalya, Yunanistan ve Türkiye’nin Ege kıyılarını kapsayan bu kuşakta, “ot toplama” kültürü hala yaşıyor. İtalya’da yapılan çalışmalar, 539 farklı yabani türün (Karahindiba, Ebegümeci, Kuşkonmaz vb.) mutfakta kullanıldığını gösteriyor. “Cucina Povera” (Fakir Mutfağı) olarak bilinen bu gelenek, aslında dünyanın en sağlıklı diyetlerinden biri.
Çözüm “Eskide” Olabilir
İklim krizi kapıdayken ve gıda fiyatları artarken, çözüm sadece laboratuvar üretimi etlerde veya genetiği değiştirilmiş tohumlarda olmayabilir. Belki de çözüm, büyükannelerimizin bildiği, orman kıyısında kendiliğinden biten o “yabani” otlardadır.
30 bin çeşitlik açık büfede sadece pilav yemek zorunda değiliz. Tek yapmamız gereken, doğanın kütüphanesini yeniden okumayı öğrenmek.
Bu dosyamızı sevdiyseniz, Beyza Cumbul’un hazırlamış olduğu Sınır Tanımayan Lezzetler, Paylaşılamayan Miraslar dosyamızı da beğenebilirsiniz.







